Hidiv Kasrı, Çubuklu'nun üst kısmında, boğaza nazır, anadolu yakasında yer alıyor. Yamaç şeklinde koruluk içinde, boğazı net bir şekilde görüyor. 270 dönümlük korulukta yer alan kasrın kulesi, Boğaz'ın her iki yakasını aynı anda görebileceğiniz nadir noktalardan biri.
Osmanlı'ya bağlı, Mısır'ın valilerine Hidiv ünvanı verilirmiş. Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa, 1907 yılında İtalyan mimar Delfo Seminati'ye yaptırmış. Bundan dolayıdır ki, yapı 'Hidiv' adını buradan almış. Abbas Hilmi Paşa, İngilizlerin Mısır'ı işgalinin ardından İstanbul'a dönünce kasra yerleşmiş, 1937 yılına kadar burada kalmış. Ardından İsviçre'ye taşınmıştır. 1937 yılında, boğaza hakim olduğundan dolayı Atatürk'ün talimatı ile İBB tarafından sembolik bir bedel ile satın alındığı biliniyor.
Türkiye'de buharla çalışan ilk asansörlü bina Hidiv Kasrı'nda yapılmış. Hala yerinde duruyormuş, ancak bina kısmı kapalı olduğu için şimdilik görülemiyor.
İstanbul'un en büyük gül bahçelerinden biri kasrın hemen yanı başında. Boğaz manzarasıyla birleşince bu detay ayrı bir anlam kazanıyor.
1984'te restore edilerek bir süre otel olarak kullanılmış. 1996'dan itibaren İBB iştiraki Beltur tarafından etkinlik alanı olarak işletiliyor. Şimdilik bina kapalı, ama bahçe kısmı hizmet vermeye devam ediyor. Çocuklu aileler için veya yürüyüş yapmak için anadolu yakasında, boğaz hattındaki en iyi seçeneklerden biri. Bahçesinde bulunan kafeteryalardan dondurma veya kahve alarak, geniş ağaçlık alanda yürüyüş en güzel seçenek.
Girişin ücretsiz olduğu hidiv kasrında Otopark ücreti 200 TL , ne kadar içerde kaldığınızın bir önemi yok. Hafta sonları kalabalık oluyor, önceden plan yapmakta fayda var. Toplu taşımayla ulaşmak biraz zahmetli, özel araç daha pratik.