Gitmesi gerçekten çok zahmetli  ve köy yollarını kullanarak ulaşabileceğiniz bir yer. Biz vize üzerinden İğneada’ya giderken Demirköy’den saparak ulaştık. Harita üzerinde Demirköy’den itibaren yakın gözükse de, bu 25 km’lik yol 1 saatin üzerinde vakit alıyor, ve yol sormak için bile yerleşim olmadığından, sürekli geçtik mi acaba endişesi taşıyorsunuz. Biz de neredeyse pişman olup dönecektik ama o kadar vakit ayırdığımıza kesinlikle değdi.

Önce dupnisa mağarası hakkında birkaç bilgi vereyim; Dupnisa mağarası, 3-4 milyon yıldan beri oluşumu devam eden türkiyenin en uzun mağarası. 2 bin 720 metreden oluşan mağaranın, 500 metrelik bölümü turizme açık, diğer bölümüne ise sadece profosyonel mağaracılar girebiliyor.  Turizme açık olan bölümü 2003 yılında, içerisine ışıklandırma, ahşaptan yol ve merdiven yapılarak hizmete açılmış.

 

Dupnisa mağarası, bulgaristan sınırına yakın bir yerde olduğundan, sizin de tahmin edebileceğiniz gibi ismi bulgarcadan geliyor ve bulgarcada “delik” demek.

 

Yeşil bir vadi içerisinde, patika yoldan ulaşılabiliyor girişine. Girişten hemen önce kayaların oluşturduğu kemer karşılıyor sizi. İçeri girip, derinliklere doğru ilerledikçe tavan yüksekliği ve içerideki su miktarı artıyor. Aynı şekilde sıcaklık ta ilerledikçe ciddi bir şekilde düşüyor ve iyiden iyiye üşütmeye başlıyor. Mağaranın doğal oluşumunun da sayasiyle her ilerleyişinizde muhteşem doğal güzellik karşısındaki heyecanınız ve şaşkınlığınız bir miktar daha artıyor. Belli bir süre içeride ilerledikten sonra, turizm amaçlı yapılmış merdivenlerden çıkıp, birkaç oda geçtikten sonra bir üst bölüme geçebiliyorsunuz. İşte, asıl sarkıt ve dikitleri görebileceğiniz alan burası. internette gördüğünüz dupnisa mağarasına ait olan fotoğrafların çoğu bu bölümden. Bu kuru mağara diye adlandırılan bölümü de geçtikten sonra demir parmaklıklar arasından ormanın içerisine çıkabilir veya aynı yolu izleyerek geri dönebilirsiniz.

Mağarayı gezdikten sonra, aşağıdaki güvenlik noktasınının yanında bulunan suda haşlanmış mısırları ve üzüm suyunu mutlaka denemelisiniz. İstanbul’dan geliyorsanız mısırın tadını uzun bir süre unutamayacağınıza kesinlikle eminim.

Mağara çok sayıda yarasaya ev sahipliği yaptığı için belirli dönemlerde hizmet veriyor. resmi olarak 15 mayıs - 15 kasım tarihleri arasında açık. Yarasaların doğal yaşam alanlarını bozmamanız için bu tarihlere uymanızı tavsiye ederim.

Konaklama için bölgede 2 tane otel mevcut;

İğneada Resort Spa Hotel rezervasyon için tıklayınız.

İğneada Parlak Resort Otel rezervasyon için tıklayınız.

 

Twitter Facebook Google+ Stumbleupon LinkedIn

Yorumunu yaz

Gönder