"Bayramoğlu’nda döner gerçek odun kömüründe pişiyor, sıkıştırılmamış kömür. Oldukça da ince kesiliyor. Yağı yerinde, içi sulu. Et kahverengi değil, pembemsi" demiş Vedat Milör, gerçekten de Bayramoğlu döneri özetleyen bir cümle olmuş.

1960'larda ufak bir dükkanda hizmet vermeye başlayan mekan bu gün kocaman bir yerde hizmet veriyor. Geniş bir yerde hizmet vermesine rağmen günün her saatinde kapı önünde kuyruk oluşuyor. Mekan çok lüks ve konforlu değil ama döner için bunlara gerek de yok, amaç sadece dönerin tadına varmak.

Döneri dana ve koyun karışımından yapıyorlar, yüzde 30'u koyun etinden olmasına rağmen ağzınıza koyun kokusu gelmiyor ama koyun etinin vermiş olduğu su eti daha sulu ve leziz yapıyor. İnceliği ise tam kıvamında, Yanına biraz salata, soğan söğüşü ve patates kızartması servis yapıyorlar. Servis hızı çok iyi olduğu için, lavaşı az az, sıcak olarak yiyebiliyorsunuz.

Afiyet Olsun

Twitter Facebook Google+ Stumbleupon LinkedIn

Yorumunu yaz

Gönder