Dünyanın en  iyi küşlemesi, ve en iyi kebabını yapar Halil Usta. Tabi bu küşlemeyi yapmak için, sabah erkenden kalkar,  antep’teki tüm kasapları teker teker dolaşır, kuzu etinin en sinirsiz, en has olan yerlerini alırmış. Elindeki etleri de bitirdikten sonra kapatıyor dükyanı, bu da her gün değişiyor ama genellikle 4 buçuğu buluyor.

Zeugma Mozaik Müzesinin çok yakınında bulunduğu için biz aracımızı dükyanın karşısına bırakıp, önce mozaik müzesini geziyoruz. böyle ce ayyuş hanım konağında yaptığımız mükemmel kahvaltı ile büyük beklentiler içerisinde olduğumuz halil ustanın kebabı arasına biraz olsun vakit koyabiliriz, ama ne olur ne olmaz diye siparişlerimizi de veriyoruz ki eli boş kalmayalım :)

Mekanın belli tatlarda ünlenmiş, isim yapmış mekanlar gibi eski olması  otantik  bir hava katmış ancak yerli ve yabancı ünlü  isimlerle dolu olan duvarlarını gördükten sonra beklentimiz daha da artıyor.

Garsonlar o kadar alışmışlar ki şehir dışından gelen misafirlere, biz yerimize oturur oturmaz, istanbul’dan geldiğiniz için size ona göre menu ayarlayalım diyorlar; menü de 3-4 kişiye bir küşleme, herkes için birer salata ve karışık kebap var.  Acı seviyorsanız şalgam, pek aranız yoksa ayran tavsiye ediyorlar. Ufak bir hatırlatma da yapayım, acılı kebap isterseniz geldiğiniz şehri mutlaka söyleyin, çünkü antep acı eşiği gerçekten çok yüksek.

Siparişlerin gelmesi biraz vakit alabiliyor, öncesinde atıştırmalık birşeyler de gelmediği için canınız biraz sıkılabilir ama hayatınız boyunca tadını unutamayacağınız  kebaplar gelince, öncesinde birşey yemediğiniz için mutlu olacaksınız.

2013 yılında gittiğimizde 2 porsiyon küşleme, 7 porsiyon karşık kebap ve 7 salata için 165 lira ödemiştik.

Afiyet olsun.

 

Twitter Facebook Google+ Stumbleupon LinkedIn

Yorumunu yaz

Gönder